EDİRNE İLİ VE İLÇELERİ

* Enez İlçesi
* Havsa İlçesi
* İpsala İlçesi
* Keşan İlçesi
* Lalapaşa İlçesi
* Meriç İlçesi
* Süloğlu İlçesi
* Uzunköprü İlçesi

Genel Bilgiler Yüzölçümü : 6.276 km²

Nüfus : 402.606 (2000)

İl Trafik No : 22

Türkiyenin Yunanistan ile Bulgaristana sınırı olan Edirne ili yıllar boyu Osmanlı başkenti, 18 inci yüzyılda ise Avrupa’nın en büyük yedi şehrinden biri olmuştur.100 yıl kadar bir süre Osmanlı İmparatorluğunun başkenti olması buradaki tarihi ve mimari açıdan önemli yapıların sebebi. Edirne, camileri, dini kompleksleri, köprüleri, eski pazar yerleri, kervansarayları ve saraylarıyla yaşayan bir müzedir.

Ortalama Sıcaklık: 13,4 °C.
Yıllık Ortalama Yağış: 585 mm.
Edirne ilinin geneli düzlük olup il sınırları içerisindeki en yüksek nokta 720 metrelik rakımla Korudağ´dır. % 25´i ormanlık olan ve topraklarının % 57´sinde tarım yapılan ilin en önemli akarsuyu, Karaağaç hariç olmak üzere türk-Yunan sınırını çizen Meriç´tir.
ilin iklimi güneyden kuzeye doğru çıkıldıkça sertleşir; Ege Denizi´ne kıyısı olan güney kesiminde daha çok ılıman Akdeniz iklimi yaşanırken, il merkezinin de bulunduğu kuzey kesiminde sert kışlarıyla kendini gösteren karasal iklim hakimdir. edirne´yi kentin bulunduğu bölgeye de adlarını veren Hint-Avrupa kökenli bir kavim olan Traklar kurmuştur.Uscudama ismiyle de anılan şehir yaklaşık MÖ 170 senesinde Romalıların hakimiyetine geçer. MS 125 yılında Roma İmparatoru Hadrianus´un buyruğuyla tekrar bayındırlaştırılan kente Hadrianopolis ismi verilir. Roma İmparatorluğunun bölünmesiyle Doğu Roma İmparatorluğu, ya da diğer adıyla Bizansın payına düşen şehir, bir süreliğine Avarlar, Bulgarlar ve Haçlıların eline geçse de kentin 1361 yılında türklerce fethine değin Bizansta kalır. 1365 senesinde Osmanlılarca başkent yapılan edirne, 1453´te İstanbulun başkent olmasından sonra da önemini kısmen yitirse de, padişahların gözde yerlerinden biri ve canlı bir ticari ve idari merkez olarak kalmıştır. 18. yy.da yangınlar ve depremle sarsılan kentin gelişimine en büyük darbeyi, bir zamanlar avantaj teşk il eden Balkanlara açılan kapı olma niteliğinin Osmanlı İmparatorluğunun gerilemeye başlamasıyla dezavantaja dönüşmesi vurmuştur. Yabancı işgalini ilk olarak 1828-29 yılındaki Osmanlı rus harbinde yaşayan şehir, 93 harbi´nde (1877-78) tekrar ruslar, Balkan Harbinde (1912-13) ise Bulgarlar tarafından işgal edilmiş. Birinci Balkan harbinden sonra kabul edilen barış anlaşmasıyla Bulgaristana geçen kent, daha anlaşmanın mürekkebi kurumadan patlak veren İkinci Balkan savaşından sonra tekrar türk topraklarına katılmış. Birinci Dünya savaşından Osmanlı devletinin yen ilgiyle çıkmasının ardından edirne, Temmuz 1920 de Yunan işgaline uğramış, Kurtuluş savaşının başarıyla sonuçlanmasıyla 25 Kasım 1922´de nihai olarak türk egemenliğine girmiş ve Lozan Anlaşmasıyla Yunanistandan savaş tazminatı olarak alınan Karaağaçın 15 Eylül 1923´te türkiyeye katılmasıyla ilin sınırı bugünkü halini almış.

YAPMADAN DÖNME
Edirne Müzesi,Türk İslam Eserleri Müzesi,Sağlık Müzesi,Balkan Savaşı Müzesi ve Karaağaç’ı görmeden,
Selimiye Camii,Eski Camii,Üç Şerefeli Camii,Ali Paşa Kapalı Çarşısı ve II.Bayezit Külliyesini gezmeden,
Meriç kenarında yemek yemeden ve Edirne’nin meşhur ciğer tavasını tatmadan,
Badem ezmesi,deva-i misk şekeri,mis sabunu ve beyaz peynir almadan,
Her yıl Haziran ayı son haftasında düzenlenen Kırkpınar Yağlı Güreşleri ve Kültür Etkinliklerinde Edirne’de bulunmadan…
Dönmeyiniz.....

Anket

Sitemizi nerden buldunuz?:

Son yorumlar