Tuz Neden Zararlidir?Üc Beyazlardan Tuz!!!

Hayatimizin vazecilmezi olan olan tuz.bebekler icin bile bir yasina kadar tavsiye edilmeyen tuz.Aslinda bir söz vardir "azi karar cogu zarar" diye. iste bu söz tam yerinde ve herseyi kisaca özetliyor.ne yerseniz asirisi hep zararli olacaktir hem vücudumuza hemde beyin gücümüze karsi.

Tuz kullanmayı bir süre erteleyebilirseniz, bedeniniz daha az sodyumla beslenmeye uyum göstermede pek fazla güçlük çekmez. Tuz kullanımını azaltan ve besinler ile aldığı sodyum miktarını sınırlayanların tuzlu tat-lezzet isteklerinde gerileme oluşmaktadir.

Yapay tuz zararlı mı?
Tuz yerine geçen ürünleri kullanmak, tuzun zararlarından kurtulmanın en kolay yolu ama tuz yerine geçen maddeler her zaman ve herkes için uygun olmayabilir. Yapay tuzların içerisindeki en önemli madde olan ?potasyum? bazı durumlarda ciddi problemler yaratabilir. Böbrek yetmezliği olanların, potasyum birikimine eğilimli sorunu bulunlarının ve potasyum tutucu idrar söktürücüleri kullananların bu tür tuzları kullanmadan önce doktorları ile konuşmaları gerekmekte.

Fazlası neden yasak
Eğer hem daha az sodyum kullanmak hem de herhangi bir sağlık sorunu ile karşılaşmamak istiyorsanız tuz yerine seçenek olarak bitkileri ve baharatları denemelisiniz. Özellikle limon ve limon suyu, kaliteli sirkeler ve bazı kurutulmuş baharatlı bitkiler ve kırmızı biber lezzet unsurunu arttırmada, tuza olan özleminizi azaltmada size yardımcı olabilir.

Vücudunuzun sodyum dengesini sağlamakla yükümlü organı böbreklerinizdir. Sağlıklı böbrekler fazladan alınan sodyumun büyük bir kısmını kolayca atmakta. Tuzun fazlasını terleme ile de atarsınız. Eğer böbrekleriniz yeterince çalışmazsa fazla tuzu atmakta güçlük çekersiniz. Vücudunuzda sodyum birikir, yüzünüzde, bacaklar ve ayaklarınızda şişmeler meydana gelir. Vücutta aşırı sodyum birikmesi sonucu oluşan bu belirtilere tıp dilinde ?ödem? denilmektedir.

Tuzun fazlası sadece ödem yapmaz. Damarlarınızda dolaşan sıvı miktarının artmasına, kan basıncınızın yükselmesine (hipertansiyon), kalp ve böbrek hastalıkları ile felç riskinizin artmasına neden olur. Özellikle toplumun yüzde 30?undan fazlasının sodyuma duyarlı kan basıncına sahip olduğunu düşünürseniz hipertansiyon eğiliminizin kanınızda fazla sodyum birikince tetiklenebileceğinden kuşkunuz olmasın!

Lezzet odaklı beslenmede ısrar ederseniz ?fazla tuzlu beslenme? tuzağına yakalanma olasılığınız yükselecektir. Özellikle genetik mirasından hipertansiyon riski olan biriyseniz, kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği gibi sorunlarınız varsa besinlerle aldığınız tuz miktarını ölçülü tutmaya bakıniz.

Taze üründe daha az sodyum vardir.
Sodyum içeriği fazla olan besinler hazır ve işlenmiş olarak satılan endüstriel-fabrikasyon besinler. Sebze ve balık konserveleri, peynir çeşitleri, hazır köfte, pizza ve çorbalar, hazır içecekler ve meyve suları sodyumun en önemli kaynakları.
Beslenirken daha az sodyum almaya karar veriyorsanız ürün etiketlerini dikkatle okumalı, sodyumsuz, çok düşük sodyumlu, düşük sodyumlu, sodyumu azaltılmış? veya ?tuzsuz besin? ibarelerinin ne anlama geldiğini hatırlamalısınız.
Sodyumsuz besinler: Bir porsiyonunda 5 mg?dan az sodyum içermektedirler .
Çok düşük sodyumlu besinler: Bir porsiyonunda 35 mg?dan daha az sodyum vardir.
Düşük sodyumlu besinler: Bir porsiyonunda 140-150 mg?dan daha az sodyum bulunan ürünlerdir.
Sodyumu azaltılmış besinler: Sodyum içeriği en az yüzde 25 oranında azaltılmış olan ürünlerdir.

.İnsanın günlük tuz alımı 5-15 gram arasında değişir. Aşırı sıcaklarda, fazla beden hareketlerinde terlemeyle, ateşli hastalıklarda terleme ve idrarla, ishallerde dışkıyla su ve tuz kaybedilir.Bu nedenle rahat ortamda yaşayan kişinin tuz gereksinmesi azken, ağır işte çalışanların, aşırı sıcaklardan korunamayanların, sık ishal olanların gereksinmesi fazladır. En çok tuz bulunan besinler; yeşil yapraklı sebzeler, süt, et ve yumurtadır. Bunun yanında, işlenmiş besinlerde daha çok tuz vardır.En çok tuz bulunan işlenmiş besinler; salamura besinler (zeytin, peynir, turşu) bisküvi, kek vb. konserveler, kahve, ekmektir.İşlenmiş besinlerin çok tüketilmesi tuz alımını da artırmaktadir. Fazla tuz gereksinmesi olmayan kişilerin yemeklerine tuz eklemeleri gerekmez ve hatta işlenmiş tuzlu besinleri az tüketmeleri de gerekir. Bunun yanında, fazla idrar çıkaran, aşırı terleyen ve ishal olan kişilerin içecek ve yiyeceklerine tuz eklemeleri zorunlu. Tuz, kan basıncını artırır.Bu nedenle, tansiyonu yüksek olanların yemeklerine tuz koymamaları önerilir. Ayrıca, böbrek bozukluklarında, bazı kalp hastalıklarında, vücudun belirli yerlerinde su toplanmalarında (ödem), doğal besinlerin bileşimindeki tuzla yetinilmeli, yemeklere tuz eklenmemelidir. Aşırı ishaller de ise, tuz, şeker, limon suyu, çay karışımı sıvı hayat kurtarır. Yine, ishalin ve aşırı terlemenin olumsuz etkisi tuzlu ayranla giderilebilir.

Şehir hayatında var olan telaş ve hep bir yerlere yetişme savaşı yiyeceklerimize özen göstermemize engel değildir. Paketlerde sofra tuzu olarak satılan malzemelerin dışında kullanılabilecek gerçek tuzlar var. Deniz tuzu mesela, içinde vücudumuzun ihtiyacı olan minerallerin yüzde 80’ini ihtiva ediyor. Üstelik deniz tuzuyla hazırlanan yemekler çok daha lezzetli oluyor. Öte yandan kaya tuzu ile kurulan turşuların ne kadar lezzetli olabileceğini biliyor muydunuz? Sofra tuzuyla yapılan turşuların ise ne kadar çabuk bozulduğundan haberiniz var mi?

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <img> <b> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Anket

Sitemizi nerden buldunuz?:

Son yorumlar